12 Temmuz 2009 Pazar

VAROLMANIN GÜCÜ

Gnothi Seauton-Kendini Bil... Antik Yunan medeniyetinde,Delphi'deki Apollo Tapınağı'na kutsal kahinden geleceklerini öğrenmek için gelen insanları tapınağın girişinde yazılı olan bu sözler karşılarmış.Bu sözlerle , aslında insanın hiçbir dışsal dayanak kullanmadan kendi varoluşunun farkında olmasının,kendini içsel olarak tanımlayabilmesinin zaten insan hayatını şekillendirdiği anlatılır.Kendini bilen insanın kehanete ihtiyacı yoktur.Günümüz tabiriyle farkındalık olarak adlandırılan "kendini bilmek"kavramı ve vaadettiği özgürlük "Varolmanın Gücü" kitabı aracılığıyla Eckhart Tolle tarafından bizlere anlatılıyor.Yüzyılımızın önemli spiritüel üstadlarından sayılan Tolle,kitabına önce ne olmadığımızı anlatarak başlıyor. Kitabın önemli bir kısmı ego temelli bilincimizin açıklanmasına ayrılmış.Tolle bize kendimiz sandığımız egomuzu bir güzel anlatıyor kitapta...Kendimizi onunla tanımladığımız; zihnimizde konuşan,şikayet eden,öfkelenen,kırılan,sahip olduklarıyla bütünleşen ,hayat içinde oynadığımız rollere kendini kaptıran,patolojik biçimlere bürünen,ya geçmişte ya da gelecekte ama asla şimdide yaşayamayan egomuzun dinamiklerini bize uzun uzun tüm ayrıntılarıyla açıklıyor.Egonun sadece bireysel yönleri değil;toplumları ,ülkeleri,medyayı etkileyen kollektif halleri de detaylandırılıyor kitapta.Sonrasında Tolle,egodan sıyrılarak gerçek özgürlüğe geçişi,gerçekte kim olduğumuzu bulmayı ,yani yazının başında belirttiğim farkındalığı yaşayan yeni bilinç düzeyine geçişin basit ama etkili sırlarını veriyor bizlere..
Günümüzde "kişisel gelişim" anabaşlığıyla yazılmış huzur vaadeden benzer kitaplar içinde fark yaratmayı başaran bir kitap Varolmaın Gücü. "Pozitif düşün hayatın pozitif olsun" yaklaşımı ve meşhur "secret"felsefesi günümüzde çok popüler.Ama ne yazıkki bu yaşımıza kadar bir güzel beslediğimiz ve bütünleştiğimiz egomuz ve bilincimizin derinliklerindeki bir dolu negatif inanışla samimi bir pozitif düşünce modeli oluşturmak zor.Bu geçişi yapabilmemiz için önce kendimizi tanımamız ve varoluşumuzu ego ile tanımlamaktan vazgecmemiz gerekiyor.Bu anlamda kitabın hiçbir açık nokta bırakmadan tüm ipuçlarını verdiğini söyleyebilirim.Kitapta çok hoşuma giden ,aslında hayatın bizim tüm karmaşıklaştırma çabamıza rağmen ne kadar basit oldugunu hissettiren,işin sırrını yine sadece farkında olmaya dayandiran nefes başlıklı yazıdan kısa bir alıntı yaparak sözlerimi bitiriyorum.Eğer bu tarz kitapları seviyorsanız,hayatınızda birşeyleri olumlu yönde değiştirmek için bir rehber arıyorsanız bu kitabı ıskalamayın derim:)
NEFES
Biri geçenlerde bana oldukça büyük bir ruhsal organizasyonun yıllık tanıtım broşürünü gösterdi.Ona baktığımda çok çeşitli seminerler ve atölye çalışmalarıyla karşılaşınca şaşırdım.O kişi bana bir-iki tanesini önerip öneremeyeceğimi sordu."Bilmiyorum" dedim."Hepsi çok ilginç görünüyor."Ama şunu biliyorum"diye ekledim."Aklına geldiği her seferinde ,nefesine dikkat et.Bunu bir yıl süreyle yaparsan,bütün bu seminer ve kurslara katılmaktan daha güçlü bir değişim etkisi olur.Üstelik de bedava"
Nefesinizin farkında olmak,dikkatinizi düşüncelerden uzaklaştırarak bir boşluk yaratır.Bilinç geliştirmenin bir yolu budur.Bilincin bütünlüğü ifade edilmeden orada durmasına rağmen,bilinci şimdi bu boyuta getirmek için buradayız.
.................................
Nefesinizin farkında olmak ,sizi şu anda kalmaya zorlar;bu da içsel değişimin anahtarıdır..

6 Temmuz 2009 Pazartesi

SESSİZCE DÖN

Sessizce dön bir gezi kitabı,aynı zamanda bir içyolculuk hikayesi.Yazarı Özcan Yüksek,Atlas dergisi yayın yönetmeni..Yazar Mevlana'nın izini sürüyor bu kitapta.Mevlana'nın doğduğu kent olan Belh'ten başlayıp yaşamını sürdürdüğü Anadolu'ya uzanıyor kitap.
Yolculuk günümüzde yapılıyor,Mevlana'nın 800 doğum yılı vesilesiyle Atlas Dergisi için,sonra bir kitaba dönüşüyor,günümüzde yapılmış ama Özcan Yüksek önsözde şöyle diyor:"Yola çıkan ,yolun karakterini kazanır.İnişli çıkışlı bir yolsa kendisi de öyle olur;kervanla yola çıkmışsa zamanı kervan ritminde hisseder,uçakla yola çıkmışsa da jet ritminden çıkamaz.Dağda yürürse dağ,çölde yürürse çöl olur.Mevlana yolunda,çoğunlukla,bedensel olarak değilse bile ruhsal olarak,onun zamanında kalmaya itina ettim"Böyle diyor yazar ve kitap boyunca sadece kendini değil okuyucuyu da o zamanda gezdirmeyi,kendiyle beraber okuyucuya da içyolculuk yaptırmayı başarıyor.Kitabın dilinde de Atlas dergisinden Yüksek'i takip edenlerin tanıyacağı okuyucuya hitap eden mistik ve edebi bir hava var.Kitabın ana teması Mevlana olunca tabi bolca da tasavvufi öğeler ...Ayrıca tüm yolculuk anılarına eşlik eden ve yazarın içyolculugunu simgeleyen Mesnevi'den alıntılar,sufi hikayeleri..
Yazar yolculuk boyunca Mevlana'nın göç yolunda O'ndan izler arıyor.Bu arayışını da şöyle ifade ediyor kitabın içinde;"En güzel keşif nedir?Zaten var olan ama hiç gitmediğin bir yeri ilk kez görmek değildir;en güzel keşif,geçmişte bir zamanlar var olmuş,sonra kaybolmuş bir yerin saklandığı yeri bulmaktır.Yalnızca harita üzerinde değil,gözlerinin önünde bulmaktır."
İçeriğe gelince yolculuk Afganistan'dan başlıyor,kitabın başında verilmiş harita üzerindeki rotayı takip ederek İran ve Suriye'yi aşıp Anadolu'da son buluyor.Kitapta Afganistan yolculuğu oldukça hüzünlü,savaşın izleri,tehlikeli çöl yolculukları,yolculuga cıkmadan önce bahşiş karsılıgı yapılan dualar,kız cocukları okumasın diyeTaliban tarafından yıkılan okullar,burkalı kadınlar,harap edilmiş tarihi eserler...İran ve Suriye'den Ortadoğu manzaraları ve bizim Anadolu...
Okuyucuyu masalsı bir yolculuğa peşinden sürükleyen bir kitap Sessizce Dön..
Sözü uzatmadan aşkla yapılan bir yolculuk kitabının anlatımını kitabın içindeki Mesnevi alıntısıyla ve aşkla bitireyim;
"Aslında ,dünyanın her cüzü,herşeyi aşıktır;her şeyin,her zerrenin,her atomun bile içine aşk ateşi düşmüştür!Herşey ,sevgili ile buluşmak için çırpınır durur;her şey buluşma sarhoşudur!"